"Hep aklımdasın, çok düşünüyorum seni, seninle konuşuyorum, senin o yabancı, siyah saçlı başını ellerimin arasına alıyorum, göğsündeki taşları itmek, karanfilli ellerini serbest bırakmak ve şarkı söylediğini duymak istiyorum. Durup dururken seni daha şiddetle düşünmeme yol açacak bir şey yaşamadım. Her şey eskisi gibi, işim var, başarılıyım, çevrem nedense erkeklerle sarılı ama bana pek bir şey ifade etmiyor bu:
Sen, güzellik ve hüzün, akıp giden günlerin üzerine dağılıyor."
Ingeborg Bachmann'dan Paul Celan'a, 1949, Kalp Zamanı, s. 14
Ingeborg Bachmann'dan Paul Celan'a, 1949, Kalp Zamanı, s. 14
"Saat odunundan bir masa,
üzerinde pilav ve şarap.
Yeniliyor, susuluyor, içiliyor.
Öptüğüm bir el,
Ağızlara ışığı vuruyor."
Paul Celan'dan Ingeborg Bachmann'a , 1958, Kalp Zamanı, s. 88

"Beni Seine Nehri'ne götür, küçük balıklara dönüşene ve birbirimizi yeniden tanıyana kadar bakalım sularına."
Ingeborg Bachmann'dan Paul Celan'a, 1949, Kalp Zamanı, s.16
*Paul Celan 1970 yılında Paris'te kendini Seine nehrine atarak yaşamına son verdi. Ingeborg Bachmann 1973 yılında Roma'daki evinde çıkan yangında ağır yaralanarak hayatını kaybetti.
.....&....
Kitap bana elif'ciğimin doğum günü hediyesi. Canım bir kez daha, bin kez daha teşekkürler, kitabın da, adın da sol yanımda, kalbimin tüm zamanlarında her daim diyerek... ♥

21 yorum:
geçmiş doğum günün kutlu olsun diyeyim o zaman..
okunası bir kitap gibi geldi bana.. okuyacağım..teşekkürler
dayatılanla yaşayan, teşekkür ederim, çok oldu geçeli :) benim blogla ilgilenemediğim günlerdi, şimdi zamanı geldi diyelim,okumanı tavsiye ederim, mektuplaşmaları seviyorsan elbet.. sevgiler :)
Kitabı biliyorum ama okumadım, paylaşımlardan harika olduğu belli, duygu dolu mektuplar...
sevgiyle okuyun:)
niiiil,
bu kitap benim iki yılım. ingeborg sevgilim. paul dışımızdaki durgun ayna. ah, ne sürprizli oldu bu...
kalbine sağlık olsun.
doğum günün kutlu, mutlu... :)
baykuş gözüyle; o duygu yoğunluğunun içine kapılıveriyorsunuz okurken..hele ki kişilerin sonlarını da bilince..teşekkürler :)
lunam, sağol da çoktan geçti aslında doğum günü, ben o zaman yazmadığım için buraya bugüne kaldı işte :)
hep metinlerde buluşuyoruz zaten, sevdiğim bir kitabı mutlaka birisi daha önce okumuş oluyor, ya da daha güzeli bir diğerine hediye etmiş..ya ne güzeliz biz :)) sevgiyle her daim..
Harika bir kitapmış sağol paylaşım için Nil'cim, doğum günün kutlu olsun, sevdiklerin uzun yıllar hep yanında olsun ...
tam diyecektim ki, bu kitap lunadır biraz. sonra baktım benim kadınlarım, sadece tomris, ingeborg, sylvia, tori, alanis, lale, tezer,virginia, zelda ve diğerleri falan değil, sen, ness, luna, mayam, sadece yorumlardan bilsemde elif ... yazılanlara, yazdıklarınıza bakıp gözlerim doluyor ama birşey demiyorsam ki, suskunluk da dilin olanaklarından hani hepinize mavi ülkemin güzel insanlarısınız vesselam diyeyim de gideyim.
ve canım nil,"beni seine nehri'ne götür, küçük balıklara dönüşene ve birbirimizi yeniden tanıyana kadar bakalım sularına." cümlesi
boys meet girls filmindeki "aynı anda arzu eden nefeslerimizi sakla" cümlesinden beter çarpmıştır beni. çünkü kitabın tamamını bilenler bu cümlenin öyle bir kadında nasıl yalvarışa dönüştüğünü anımsarlar ki o kadın 25 ağustos'ta "her zamankinden daha huzursuzum, hiç kimseye bir söz vermek istemiyorum, veremiyorum." demiştir.
kıymetle.
özlem'cim çoook teşekkür ederim :)
y. canım y...
sen şimdi sustun mu sanıyorsun, sözlerinle doldu taştı içim, adını saydığın tüm kadınların bende biriktirdikleriyle pırıl pırıl dimağım..
şimdi ben sana desem ki o cümle.. o cümleyi ben kaç kez yazdım bir yerlere,kaç kere sildim..kaç kez düşlere daldım da, kaç kez düştüm..
özledim seni ben.
Canım çok uzun kaldım sayfanda fotografa ve müziğe takılıp.
Mest oldum.
Severim ben seni, hoş gelmissin, hoş gitmissin:)) gonderirim sana şarkıyı can..
Fatih Altaylı teke tekte kalp'çi amca,kardiyolog ...
kalbime güvenmiyorum,kaçamak kaçamak baktım,zaping aralarında...
kalp zamanı değilmiş; hani iyi bak kendine vs denir ya, iyi sağlıklı beslen ve iyi bak,çoğul
infantulus, yine yorumunla bambaşka bir pencere açmışsın :) teşekkür ederim, beslenmeyi severim zaten sorun olmaz ,) sen de iyi bak kalbine ve kendine..
yok iyi bakmıyorum;
kilo ve gazlı içecek ve hareketsizlik sorunu ve suyu az tüketme ve havaların ısınmaması gibi durumlar var;eve girerken iki adet kare çikolatanın arasına sarelle sürüp yemenin intihar katogorisine girip girmediğini düşündüm..
denerim, yine denerim, milyar kez, yine bedeni hor kullanır, yine düzeltmeye çalışırım ama farkındayım bi eyrde otomobil-vucut- duvara toslayacak,aman dikkat;
sizlerde sağlıcakla mutlu kalınız,bulutlar açsa da bahar gelse ve biraz hareketlensem ama asıl olan sağlık olsun,zaten sağlık için dyorum bunları,hoşçakal
Peki ya eve girerken kasık kasık nutella yeme düsüne ne dersin ,) kavanozun önündeyken bir kitap adi aklimda hep, "türkün ateşle imtihanı" :)) yine de dikkat etmeliyiz elimizden geldigince...arabanin daha gidecek cok yolu var :)
Seine Nehrindeki küçük bir balığın büyüsü gibi seninde içimdeki yerin... Öyle bir kalabalıkta, seçip sevişim... Omzuna bir öpücük bırakır giderim...
Elifim gördün mü nihayet, sürpriz olsun diye söylemek istememistim :) aldim opücügünü, kondurdum omzuma, cok mutluyuz simdii cok :)
ne güzel cümleler..
bende kendimi mektup okuyabilme konusunda eğitmeliyim....
mektup çocukluğumdan beri çok özelimdir çok değer verdiğim..
çok yazmışlığım yok öyle çarşaf çarşaf ama yazdıklarım de hep çok özel insanlar çok özel sözcüklerle,, sahibinden başka kimsenin eline geçsin okusun istenmeyecek cinsten
buna sebep olsa gerek başkalarınınkileri de okurken kendimi suçlu gibi hissediyorum sanki yanlış yapıyorum gibi..
değil elbette ama bilemedim bilinçalı mıdır nedirse
ancak eğitilebilir bir bilinçaltım olduğunu umarak yeniden denemeli mektup okumayı özendim işte :)
aslında ben de mektuplarımın özel olduğunu, asla muhattabı dışında kimsenin okumaması gerektiğini düşünüyorum. ama sanırım bu kişiye bağlı, edebiyatçılarda, bu mektupların da onların edebi üretim sürecinin parçası olduğunu düşünerek okunsun isteyenler olabilir. mesela kafka da sanırım bizim gibiymiş, milena'nın ona yazdığı mektuplar bulunammaış, muhtemelen hepsini yok etti..
böyle bakarak dene istersen bir okumayı, belki de suçluluk hissin gider :)
haklısın :)
iyi fikir
yayımlanmasın istediklerini yok etmiş onlar ..
okunsun istediklerini alakoymuşlar
haha
bak bu fikir çok iyi geldi :)
Yorum Gönder